Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Setra 200 Serisi 50 Yaşında
30/01/2026, 06:32 PM
Mesaj: #1
Setra 200 Serisi 50 Yaşında
50'nci Yılında Setra 200 Serisi


   

Otto Kässbohrer’in ortaya koyduğu vizyon, yalnızca dönemsel bir yenilik olarak kalmadı.
1970’lerin sonunda şekillenen bu mühendislik anlayışı, 1980’lere girilirken Setra 200 Serisi ile somut bir kimlik kazandı.

200 Serisi, Setra tarihinde gerçek bir kırılma noktasıydı. Artık amaç sadece dayanıklı ve güvenli bir otobüs üretmek değil; uzun mesafe yolculuğunu başlı başına bir standart hâline getirmekti. Daha akıcı bir gövde tasarımı, daha sessiz bir iç mekân ve uzun yol yorgunluğunu en aza indirmek için yeniden ayarlanmış süspansiyon sistemi, bu anlayışın temelini oluşturuyordu.

Bu seriyle birlikte Setra, otobüsü kamyon kökenli bir taşıt olmaktan çıkarıp, kendine özgü bir seyahat aracı olarak konumlandırdı.

200’den 215’e: Uzun Yolun Mükemmelleştirilmesi

Setra 200 Serisi, farklı yol koşulları ve işletme ihtiyaçları gözetilerek şekillendirildi. Ancak serinin zirvesi, hiç kuşkusuz S 215 ailesi oldu.

  • S 215 HD: Standart kabinli, geniş bagaj hacimli, uzun mesafe odaklı
    S 215 HDH: Yüksek kabin, üç akslı uzun şasi, daha büyük hacim ve prestij
    S 217 HDH: Üç akslı, yüksek kabinli, kapasiteli ve serinin son amiral gemisi



Bu modellerle Setra, yalnızca Avrupa otoyollarını değil; kıtalar arası seyahat alışkanlıklarını da hedefliyordu.

Coğrafya Değişmişti: Setra’nın Rotası Türkiye’ye Dönüyor

Avrupa’da uzun yol kavramı otoyollar ve demiryollarıyla desteklenirken, Türkiye’de tablo oldukça farklıydı. Demiryolu ağının sınırlı olduğu, şehirler arası ulaşımın büyük ölçüde otobüsle sağlandığı bu coğrafyada beklentiler de başkaydı:

Uzun mesafeler
Gece yolculukları
Dolu bagajlar
Yüksek sıcaklık farkları

Setra 200 Serisi ve özellikle 215 modelleri, teknik karakteriyle bu zorlu koşullara şaşırtıcı biçimde uyum sağladı.

Türkiye Bağlantısı: Varan, Özkaymak ve Pamukkale ile Kurulan Köprü

Setra’nın Türkiye serüveninin merkezinde Varan Turizm yer aldı.
1984 yılından itibaren Setra’nın Türkiye temsilciliğini üstlenen Varan, markayı yalnızca ithal eden değil; onu Türkiye’ye anlatan ve uyarlayan bir yapı hâline geldi.

Kısa süre içinde Özkaymak, Pamukkale, Has Turizm, Malatya Aksanoğlu Zafer, Kent, Beydağı, Mersin İtimat, Das Turizm gibi birçok firma için Setra, prestijin ölçüsü oldu.

Bu iş birliği klasik distribütör–üretici ilişkisini aşarak güvene dayalı bir ortaklığa dönüştü. Sonuç kaçınılmazdı: lisanslı üretim.

1990’lı yılların başında imzalanan anlaşmayla, Varan Otomotiv Ticaret ve Sanayi Türkiye’de Setra üretimine başladı.
Bu kapsamda Setra S 215 HD Türkiye’de üretildi.

Anadolu Yollarında Setra

Setra 215’ler Türkiye’de yalnızca bir otobüs değil, bir seviye göstergesi hâline geldi.
Uzun gövdesi, sessiz kabini, yüksek bagaj hacmi ve dengeli sürüş karakteriyle hem işletmecinin hem yolcunun gözünde ayrı bir yere oturdu.

Gece yarısı Ankara–İstanbul seferleri…
Bitmek bilmeyen Ege ve Akdeniz hatları…
Uzun, molasız Anadolu yolları…

Setra, bu coğrafyada teknik bir üründen çıkıp yolun kendisi oldu.

Otto Kässbohrer’in 1950’lerde attığı “kendini taşıyan gövde” fikri;
1980’lerde Setra 200 Serisi ile olgunlaştı,
1990’larda ise Türkiye’de Varan ortaklığıyla yeni bir hayat kazandı.

Bu nedenle Setra 215 HD / HDH, 216 buçuk katlı, 217 HDH ve efsane 228 DT çift katlı, yalnızca bir model ailesi değil; Alman mühendisliği ile Türk yol kültürünün kesişim noktasıdır.


   

Varan Turizm: Güvenilirliğin ve Kalitenin Eşanlamlısı

Türkiye’de ulusal ve uluslararası otobüs taşımacılığında güvenilirlik ve kalite kavramlarının yeniden tanımlanması gerekiyordu. Bu ihtiyacın sahadaki en güçlü karşılıklarından biri Varan Turizm Seyahat oldu.

İstanbul çıkışlı günde yaklaşık 120 sefer gerçekleştiren Varan, Türkiye içindeki güçlü konumunu yeni araç yatırımlarıyla pekiştirdi. Bu ölçek ve vizyon, Karl Kässbohrer Fahrzeugwerke GmbH ile kurulan başarılı iş birliğinin de temelini oluşturdu.

Varan Turizm, yalnızca Türkiye’de hat trafiğinde değil; Avrupa çapında da örnek gösterilen bir marka hâline geldi. Varan araçları her gün ya da haftanın belirli günlerinde İstanbul’dan çıkarak Atina, Basel, Berlin, Bregenz, Graz, Innsbruck, Köln, Linz, Metz, Nancy, Salzburg, St. Gall, Strasbourg, Viyana, Winterthur ve Zürih gibi önemli merkezlere ulaşıyordu.

Varan’ın Setra ile tanışması ise ikinci el bir araçla başladı. Şirket, ilk SETRA S 215 H modelini Avusturya’dan satın aldı. O dönemde 1.450 kişiyi istihdam eden şirketin kurucusu ve patriği Nevzat Pekuysal, bu süreci şöyle anlatıyordu:

“Bu aracı üç yıl boyunca test ettik. Güvenilirliği ve kalitesi konusunda o kadar etkilendik ki, filomuzu yavaş yavaş tamamen SETRA’larla değiştirdik.”

Pekuysal’a göre Setra, Türkiye pazarında kalite açısından rakipsizdi. Öyle ki, yolcular rezervasyon yaptırırken hâlâ “uçaklarda boş yer var mı?” diye soruyor; otobüs yolculuğu yeni bir standart kazanıyordu.

Lisanslı Üretim ve Avrupa Vizyonu

SETRA–Varan iş birliği, 1991 yılında S 215 HD serisinin Türkiye’de üretimiyle yeni bir aşamaya geçti. 1993 baharında ise ilk S 315 HDH üretiminin başlaması planlandı. Üretim kapasitesi bu dönemde 100 adet olarak ayarlanmıştı.

Nevzat Pekuysal, yalnızca bir taşımacı değil; Türkiye’nin Avrupa ile entegrasyonunu savunan vizyoner bir iş insanıydı. Asya menşeli rekabetin risklerine dikkat çekerken şu görüşü dile getiriyordu:

“Türkiye’nin mutlaka AET’ye entegre olması gerekiyor. Ülkemizin endüstriyel ve ekonomik potansiyelini geliştirmenin tek yolu bu.”

Bu süreçte Setra otobüsleri lisans altında Türkiye’de inşa edilmeye başlandı.

Tarihten Bir Kesit: İki Karosercinin Hikâyesi

Türkiye’de otobüs taşımacılığı, Ulusoy’un Neoplan yatırımlarıyla Anadolu’da güçlü bir etki yaratmıştı. Bu gelişmeler, Özkaymak Turizm ve usta karoserci Rahim Özkaymak’ı da Almanya ile temas kurmaya yöneltti.

Uzun süren araştırmaların ardından ailece verilen karar netti: Setra S 215 HD.

Türkiye’ye ilk Setra 215 serisi otobüsler, 1986 yılında standart serilerden farklı teknik özelliklerle getirildi. Aynı dönemde, Setra’nın sahibi karoser ustası Otto Kässbohrer ile Anadolu’nun büyük ustası Rahim Özkaymak arasında güçlü bir dostluk başladı.

Bu dostluğun somut sonucu, 18 Şubat 1986 tarihinde Ulm fabrikasında gerçekleştirilen ilk teslimat oldu. Otto Kässbohrer’in bizzat katıldığı törende 10 adet Setra, Türkiye yolculuğuna çıktı.

Bu topraklarda taşımacılığa emek veren, ülkemizin mihenk taşı olmuş ustalarımızın
yaşayanlarına selamet, vefat edenlerine rahmetle…


   

© Telif Hakkı Magazinulasim.com ve Haber.magazinulasim.com. Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde yayımlanan haber, makale ve fotoğrafların her türlü telif hakkı sitemize ve yazarlarımıza aittir. Bu içeriklerin izinsiz kullanılması, değiştirilerek yapay zeka araçlarıyla yeniden üretilmesi, videolaştırılması veya çoğaltılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca suç teşkil etmektedir. Aksine hareket edenler hakkında hukuki ve cezai süreçler başlatılacaktır.


http://haber.magazinulasim.com/
http://www.facebook.com/magazinulasimcom
http://www.instagram.com/magazinulasim/
http://www.twitter.com/magazinulasim
https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir

İletişim | MagazinUlasim.Com | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafif Sürüm | RSS