Topkapı Otogarı
|
29/12/2011, 02:55 AM
Mesaj: #34
|
|||
|
|||
RE: Topkapı Garajları
1966 yılından bu karede, M.Ali Sade'nin sözünü ettiği Topkapı'daki Trakya Otogarının yazıhane binaları henüz inşa halinde. M. Ali ile ben henüz 10 yaşında bile yokuz.
Aslan Pençesi filminden bir kare. Bu filmi izleyin bence, otobüs işletmecilerinin henüz işletme olmadığı dönemdeki çekişmeleri anlatıyor. ![]() Kurnaz satıcılar, üç kağıtçılar derken sevgili M.Ali bana limonatacıları hatırlattı.90 lı yıllara kadar sanırım faaliyetlerini icra ediyorlardı. Sıcak yaz günü, zor bela garaja gelmişsiniz, biletinizi almış koltuğa kurulmuşsunuz, otobüs cayır cayır yanıyor, klima ne gezer. otobüs kalkınca camlar açılacak havalandırma kapıları açılacak rahatlayacaksın ama o zamana kadar sıcaktan patlamazsan. Derken kavruk ama peri gibi birisi yanında belirir ve elindeki kahveci askısından, istermisin diye bile sormadan "buz gibi limonata" diyerek elinize tutuşturur. Zaten söylem bile sizi serinletmiştir, dikersiniz bardağı ağzınıza(Tabii yabancı iseniz) ama o ne soğuk şekerli-boyalı sudan başka bir şey değil ve az sonra peri, şeytan olarak döner. emsali 50 krş olan bardağa 1 lira ister, istersen verme, akrabayı taalukat yakındadır, bir ıslık hepsi tependedir. seç beğen al: 1 lira ödemek mi, temiz bir sopa yemek mi. İşte o dönemlerde limonata böyle satılırdı. |
|||
|
Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir