|
Topkapı Otogarı
|
|
13/09/2017, 07:18 PM
Mesaj: #73
|
|||
|
|||
|
Topkapı Otogarı
Günümüz insanı için garajların ne denli önemli olduğunu vurgulamak yersiz. Hergün dünyada milyonlarca kişinin, günün en az yarım saatini harcadığı (bu benim varsayımım) bir yer olan garajların hayatımda ayrı bir yeri ve önemi var.
Gezmeyi çok sevdigim için Türkiye'de bir çok otogarı görme şansım oldu. Hemen hemen çoğu insanın gördüğü, gelip geçtiği yer olan garajların bir çok ilginç özelliği vardır. Kısa bir göz atalım mı şu garajlara ne dersiniz? Her biri bir tavuk kümesini andıran, iki ile dört metrekarelik otobüs yazıhanelerinden başlayalım işe. Yanyana dizili ışıklı neonlarda Türkiye turu ya da hepsini topladığımızda bir amblem kitabı hazırlayabilirsiniz. Tercih sizin. Bu küçük kulübeler bence Türkiye'nin en pahalı gayrimenkulleri ! Böyle bir yazıhane sahibinin bir fabrikatörden ya da beşyüz dönüm toprağa sahip çiftçiden daha çok gelir elde ettiğini söylemek için muhasebeci olmaya gerek yok. Her otobüs sahibi veya şoförü size bu rakamları kolayca verebilir. (Tabii büyük şehir garajlan için) Bu yazıhaneler otogarların candamarıdır.Türkiye'de her ne kadar otogarlar Belediyelerin kurup işlettiği yerse de, zaman içinde yazıhane sahipleri işlerinin doğası gereği garajın her noktasında ağırlığını hissettirir. Garajlann en renkli kişileri kimdir diye sorarsanız, hemen aklıma bilet çığırtkanları gelir. 0nlar yazıhanecilerin eli ayağıdır. -Samsunaaa, Orduuuya, Trabzonaaa...ekspres şimdi kalkıyor ! -İzmire havalı Apollo kalkıyor, kalkıyor ! -Gayseriye mi hemşerim, gel bizimki hemen kalkıyor ! Bu sesler garajı çın çın çınlatır. Hepsi birer bıçkındır. Gerektiğinde rakip firmanın adamlanyla her an kavgaya hazırdır. Gözüpek, sesi gür ve müşteriye yaklaşmasını bilenler iyi çığırtkan sayılır. Her getirdikleri müşteriden pay alırlar. Garajların başka ilginç köşelerinden biri de pasta-kaveleridir. Bunlar pastane ile kahvehanelerin bir bileşkesi gibidir. Buralardaki iki temel kural hemen hemen tüm ülkede geçerlidir. İlki; mecburi çay içmek, ikincisi; masa üstünde uyuklamamak. Her ikisi de benim gibi çaresiz yolcular için konulmuş kurallardır. Şöyle bir düşünün; cebinizde ancak memlekete gidebilecek kadar para var ve belki yanında bir de yemek parası kalmıştır. Böyle bir durumda memlekete Ankara'dan aktarmalı gitmek zorundasınız. Çünkü seyahate akşam çıkarsanız gecenin en kötü saatinde aktarma için araba bulamıyacaksınız. Sonunda geceyi Ankara'da geçireceksiniz demektir. Ancak oteller ateş pahası; şehirde tanıdığınız yok ya da varsa da rahatsız etmek istemiyorsunuz. Bu durumda en uygunu zamanı garajda geçirmek. Saat 20.00 sularında garaja geldiniz. Çığırtkanlardan birinin peşine takılıp, gece en son kalkan 02.00 arabasına bilet aldınız. Böylece ertesi gün rahatça evinize varabileceksiniz. Ama arabanın kalkmasına daha altı saatlik bir süre var. Ne yaparsınız? Bir çok alternatifiniz olabilir ama cebiniz buna izin vermiyor. Bu durumda, önce tuvaletin bitişiğindeki lahmacuncuda sıraya girersiniz. Çünkü bir türlü bastıramadığınız açlık duygusunun en ucuz yolu acılı bir lahmacundan geçer. Bir yandan sıcak lahmacunu yerken öte yandan pınl pınl ışıklarla bezenmiş vitrinleri seyredebilirsiniz. Bu arada farkına varmadan ayaklarınız sizi bir pasta-kaveye götürmektedir. Ürkek adımlarla kendinize sessiz bir köşe arar; hemencecik bir masaya ilişiverirsiniz. İşte o an başlar serüveniniz. Sizi alıcı gözle süzen garsonlardan biri elinde tepsiyle çay servisini çoktan yapmıştır bile. Acılı lahmacun genzinizi yakmasın diye. Bu ilgi önce sizi memnun edecektir kuşkusuz. Ancak o büyük şehirlere özgü ticari zekayla yapılmış küçücük çay bardağı sizi kesinlikle tatmin etmiyecektir. Tadına hiç alışık olmadığınız bu çayın günün kaçıncı deminden size süzülüp geldiğini belirtmem gerekir mi acaba? Bu sırada sekiz haberlerinin sonuna gelmişsinizdir. Hava durumu ve reklamların ardından ikinci çay servisi başlar. İsteğiniz sorulmadan çevik bir şekilde servis yapan garsonlara derdinizi anlatamazsınız. Çünkü onlar dert babası değildir. (Rahmetli Özdemir Hazar yerinde rahat uyu) Arada bir insaf molası veren garsonlardan fırsat bulunca elinizdeki gazateye göz atabilirsiniz. Onu da garajda "Ulus'ta cinayeeet !" diye, bağırarak satan bir çocuktan almışsınızdır. Ancak gazetenin sekiz puntoluk yazıları günün yorgunluğuyla birleşince gözlerinizde isyan başlar. Göz kapakları ile göz mercekleri arasındaki amansız savaşta göz kapakları her zaman olduğu gibi savaşı kazanır. Farkına varmadan uyuyakalırsınız. Su uyur düşman uyumaz, demiş ya, atalar. Boşuna dememişler. Ekmeğini sizin yüzünüzden kazanan garson milleti uyumaz. Uyuyanlann en büyük düşmanıdır onlar. Tam derin bir hülyaya dalmışken (bazıları gocunmasın) birden masaya sertçe bırakılan tepsinin çıkardığı madeni sesle irkiliverirsiniz. Ne oluyor yahu demeye kalmadan, önünüze konulan o malum bardaktan çayı içmek zorunda kalırsınız. Çünkü burası otel değil pasta-kavedir. Ve siz uyanık olmak zorundasınız. Belki de sıkıldınız. Ama saat henüz 24.00. Arabanızın kalkmasına daha iki saat var. Günün getirdigi aşırı yorgunluğun sonucu yerinizden isteseniz de kıpırdıyamıyorsunuz. Hele o serin Ankara gecelerinde bu hiç mümkün değil. İstemeseniz de bu pasta-kave işkencesini çekmek zorundasınız. Gözlerinizi açtığınızda videoda Uzakdoğunun vurdulu kırdılı, kimseye bir zararı dokunmayan filmi izleyebilirsiniz. Çevrenizde gözünü kırpmadan büyük bir heyecanla bu filmi izleyenleri görürseniz şaşırmayın. Onlar Bruce Lee hayranlarıdır. Bu firsattan yararlanarak önünüze gecenin dördüncü çayı gelmiştir. Onu da bir dikişte halledersiniz. Tadına alıştınız nasıl olsa. Göz ucuyla garsonları süzersiniz. Çünkü bu çayla bir yarım saatlik daha kestirmeyi hak etmişsinizdir. Göz kapaklarınız kurşun gibi ağırlaşır. Eliniz şakaklarınızdan kayar. Masa en güzel yataktan farksızdır. Ne kadar uyuduğunuzu anlamanız için sert bir garson sesi yeter. -Kalkın beyler, burası dört yıldızlı otel değil ! Temizlik yapılacak. Herkes boşaltsın ! Kuştüyü yatağınızdan zorla kaldırılan birisi gibi garsonlara düşmanca bakarsınız. Onlarsa çoktan sandalyeleri masalara ters çevirmiş, yerleri süpürmeye başlamışlardır bile. Perona inme zamanı gelmiştir. Rahatça arabanıza binebilirsiniz. Yarım kalan uykunuzu orada devam edebilirsiniz. Bu arada şoförünüzün sesi çalınır kulağınıza, sanki bir melodi: -İyi uykular... pardon iyi yolculuklar sayın yolcularımız. Seyahatinizde bizi tercih ettiğiniz için hepinize teşekkürler... © Copyright 2006 Magazinulasim.com ve haber.magazinualsim.com tüm hakları saklıdır.Yayımlanan haber makale ve fotoğrafların her türlü hakkı sitemiz ve yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanılması ve çoğaltılması 5846 sayılı ''Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'' kanuna göre suçtur. http://haber.magazinulasim.com/ http://www.facebook.com/magazinulasimcom http://www.instagram.com/magazinulasim/ http://www.twitter.com/magazinulasim https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV |
|||
|
18/08/2018, 05:29 PM
Mesaj: #74
|
|||
|
|||
|
Topkapı Garajları
Bir Bayram Arefesinde Topkapı Otogarından Herkese Selamlar.
Olgay Sadak Ağabeyimiz ile anlarımızı tazeledik sağolsunlar. Burada yine herkes bir arada Topkapı garajına O303 V8'lerin geldiğini daha onları görmeden anlardınız. O günler hala gözlerimin önüne geliyor,adeta bir formula 1 yarış arabası edasıyla hem yerlisi hem avrupa kasaları bizleri büyülerdi. Türkiyede cok otobüs gelip geçti,tabelalar da göreceğiniz gibi otobüs firması da,ama yakın tarihte Mercedes-Benz Otomarsan O302'den sonra O303 V8 gibi iz bırakmadı. Saygilar, © Copyright 2006 Magazinulasim.com ve haber.magazinualsim.com tüm hakları saklıdır.Yayımlanan haber makale ve fotoğrafların her türlü hakkı sitemiz ve yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanılması ve çoğaltılması 5846 sayılı ''Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'' kanuna göre suçtur. http://haber.magazinulasim.com/ http://www.facebook.com/magazinulasimcom http://www.instagram.com/magazinulasim/ http://www.twitter.com/magazinulasim https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV |
|||
|
18/08/2018, 08:35 PM
Mesaj: #75
|
|||
|
|||
|
RE: Topkapı Garajları
Bayram harçlığı gibi geldi bu resim,duygulanmamak eldemi,resimde dahi her köşesini gezdim dolaştım,bizim üniversitemiz gibiydi keşke bütün şoförler buradan mezun olma onurunu gururunu yaşasalardı,ahhh Topkapı ah,resim için emeği geçen herkese çok teşekkürler,hayırlı bayramlar....
© Copyright 2006 Magazinulasim.com ve haber.magazinualsim.com tüm hakları saklıdır.Yayımlanan haber makale ve fotoğrafların her türlü hakkı sitemiz ve yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanılması ve çoğaltılması 5846 sayılı ''Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'' kanuna göre suçtur. http://haber.magazinulasim.com/ http://www.facebook.com/magazinulasimcom http://www.instagram.com/magazinulasim/ http://www.twitter.com/magazinulasim https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV |
|||
|
30/10/2018, 05:04 PM
Mesaj: #76
|
|||
|
|||
|
RE: Topkapı Garajları
Avrupa Garajı
1980'ler solda Albrecht Auwärter'in tasarladığı çift katlı Neoplan Skyliner duruyor,fotoğrafın kahramanı By Decker.Almanya'dan İstanbul'a bisiklet ile gelmiş dönüşte ise o yıllarda gezginler için uçakların pahalı olmasıyla mecburi soluğu Topkapı Otogarı'nda almış. ![]() Yazıhanelerin camlarına baktığımızda,sınırları aşan Türk otobüsçülüğünün Hicaz ve Suriye diğer taraf da Evlād-ı Fātiḥān topraklarına ve Avrupa'nın sonlarına kadar sefer yapan 80-90'lı yıllardan bugüne aşina olduğumuz,Vardar Turizm,Öztaç ve Ortadoğu Turizm'i görebilirsiniz. © Copyright 2006 Magazinulasim.com ve haber.magazinualsim.com tüm hakları saklıdır.Yayımlanan haber makale ve fotoğrafların her türlü hakkı sitemiz ve yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanılması ve çoğaltılması 5846 sayılı ''Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'' kanuna göre suçtur. http://haber.magazinulasim.com/ http://www.facebook.com/magazinulasimcom http://www.instagram.com/magazinulasim/ http://www.twitter.com/magazinulasim https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV |
|||
|
31/10/2018, 05:50 PM
Mesaj: #77
|
|||
|
|||
|
Topkapı Garajları
Bir Topkapı Hikâyesi. Evet Topkapı otogarı 19 yazıhanesi ile 7.000 metrekare alan 70 günde bitirilmiş.132 otobüs firmasının yer aldığı Topkapı otogarına günlük ortalama otobüs giriş-çıkış sayısı 600-700 adetti. Bu küçücük alan benim için bambaşka bir dünya idi.Hatta hayatımın 5'nci otobüs seyahatini Avrupa'ya buradan yapmıştım. Anadolu'nun ve Avrupa'nın çeşitli şehirlerinden yola çıkan otobüsler Topkapı'ya girişleri girdiklerinde,otobüslerden inen yolcuların bagajını taşımak,seyyar satıcılarına kadar diğer geçimini sağlayanlarla birlikte tam bir curcunaydı. Topkapı otogarına gitmek orada otobüsleri ve olup biteni seyretmenin haricinde Ali Dede'min yanında,o zamanlar da,insanların kıymetli olaması adları ''kelleci'' ve ya ''ayakçı'' olmayanlarla ''simsarlık'' yapmak ''Direkt Ankara'' varmı ve ya ''Trabzuuunnn'' diye bağırmak büyük bir zevkti. Hele ki sıcaktan bunalıp Bosfor Turizm'in sürekli kliması çalışan buz gibi yazıhanesine girip merdivenlerde oturmak ise çocukluk dönemlerimizin başka bir duyguydu. Çünkü orası yolcuları gibi diğer yazıhanelere nazaran oldukça temiz ve ferahtı. Otogarın Girişi Edirne ve Ankara yönünden gelen araçlar burdan giriş yapardı.Girişte sağ taraf genelde Avrupa'dan gelen otobüslerin beklediği yerdir.Buradan yolcu indirilir ve alınırdı.Yazıhane önlerine nazaran belli günlerde,insanların gurbete giderken ve ya gurbetten gelirken en yoğun duyguların yaşandığı yerdi. Otogarın çıkışı otobüs o zamanki alt geçide girerek Edirnekapı yönüne devam ederdi,daha sonraları ise yoğun trafikten dolayı Edirnekapı istikametinin aksine yol Zeytinburnu Merkez Efendi mezarlığı arasından Tercüman sitesi önüne geçerek E5 yönüne bağlanılırdı. Bir Başka Topkapı Hikayesinde Görüşmek Üzere. TOPKAPI GARAJINA AİT TÜM FOTOĞRAFLARI VE AYRINTILARI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ TIKLA Fatih KOCAOĞLU Magazinulaşım.Com 2018 © Not ; Bazı aşırmacılar yayınlarımızdan rahatsız olsa da,kopyala yapıştır çala kalem otobüs tarihçiliğini yaparken, insanlık ve ilkeli yayın kalitemizden,anlayışımızdan vazgeçmeyeceğiz geçmemeye devam edeceğiz.Ama bir şartla sizlerin aşırmacılığını tasdik ederek. © Copyright 2006 Magazinulasim.com ve haber.magazinualsim.com tüm hakları saklıdır.Yayımlanan haber makale ve fotoğrafların her türlü hakkı sitemiz ve yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanılması ve çoğaltılması 5846 sayılı ''Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'' kanuna göre suçtur. http://haber.magazinulasim.com/ http://www.facebook.com/magazinulasimcom http://www.instagram.com/magazinulasim/ http://www.twitter.com/magazinulasim https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV |
|||
|
01/03/2021, 12:48 PM
Mesaj: #78
|
|||
|
|||
|
RE: Topkapı Garajları
Sol taraf baş yazıhane As Turizm ve peronlar ve Bosfor Turizm Almanya yolculuğuna hazırlanıyor.Gidiş arabalar römorkları fotoğrafda olduğu gibi yazıhaneye ters olarak yanaşırdılar.1988-1993 çocukluğumun geçtiği mekan.
![]() © Copyright 2006 Magazinulasim.com ve haber.magazinualsim.com tüm hakları saklıdır.Yayımlanan haber makale ve fotoğrafların her türlü hakkı sitemiz ve yazarlarımıza aittir. İzinsiz kullanılması ve çoğaltılması 5846 sayılı ''Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'' kanuna göre suçtur. http://haber.magazinulasim.com/ http://www.facebook.com/magazinulasimcom http://www.instagram.com/magazinulasim/ http://www.twitter.com/magazinulasim https://www.youtube.com/@MagazinulasimTV |
|||
|
|
Konuyu görüntüleyenler: 2 Misafir





